kuru mama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kuru mama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mayıs 2013 Pazartesi

Kuru Mama Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekilenler

  Kuru mama seçiminde yanlış kararlar alındığını son zamanlarda çok görüyorum kuru mama seçimi hakkında kararsız pek çok köpek sahibi var. Bu yazıyı kuru mamalar hakkında bilinmesi gerekenler ve genel bilgileri yazacağım. Hem köpek sahiplerinin aklında bir fikir oluşur, köpek sahiplerini bilinçlendiririz hem de köpek sahiplerini marka takıntısından bir nebze olsun kurtarmış oluruz. Buraya pek çok yerden topladığım bilgileri derleyerek bir yazı hazırlayacağım. Umarım işinize yarar. 

  Mama Seçerken Dikkat Edilmesi Gereken En Önemli Noktalar: 

1. İlk içerikler et ile başlamalı.. İlk içerikte bulunan gıdalar mamanın çoğunluğunun ne ile dolu olduğunu gösterir. 

2. İçeriğinde hayvansal türevler, tavuk ürünleri v.b gibi hayvan ürünleri yazan mamalardan uzak durunuz. Genelde chicken by product, meal by product olarak yazar. 

3. İçeriğinde eklem, sindirim sistemi gelişimi v.s için glucosamine, chondritin, l-carnitin v.b gibi doğal ek takviyeler olmalı 

4. İçeriğin büyük bir oranı et olmalı 

5. Mama doğal antioksidanlar içermeli ve katkı maddesi bulunmamalıdır. 

6. A, D, B1 gibi vitaminler ve mineraller içermeli ayrıca Kalsiyum, Demir, Fosfor, İyot, Bakır gibi maddeler içermeli.. 

7. Mamanın taze olması gerekir. Bayatlamış ve uzun süre rafta beklemiş mamalar köpeğinizi cezbetmeyebilir. 

8. Mamanın et oranına dikkat etmek gerekir. Nasıl tahıllarda kaynatılıp, kurutulan değer yazıyorsa et için de aynı şey geçerlidir. Kaynatılıp, kurutulan etin taze ete göre oranı daha düşüktür. 

9. Artık her mamada yazar oldu ancak Super Premium mamaları tercih edin. 

10. Köpeğinizin ırkına, cinsiyetine, yaşına ve aktivitesine göre mama seçin. 

11. Mama içerisinde mısır gluteni, mısır şurubu, kamış pekmezi gibi şekerli gıdalar içermemesi gerekmektedir. Mısır şurubu bugün gıda sektöründe bile tatlıdan, ekmeğe kadar pek çok şeye katılmakta ve insan sağlığını da büyük oranda tehlikeye atmaktadır. Bu maddeler obeziteye, diş sağlığını bozmaya ve şeker hastalıklarına yol açar. Mısır şurubunun köpeklere çok büyük zararı vardır! 

12. Bazı mamalara köpeğin dışkısının katı olmasını sağlamak için zararlı maddeler katılır. Sodyum Bentonit, selüloz ve türevleri, pancar küspesi gibi maddeler.. Köpeğin dışkısının sert ve az olması mamanın çok iyi olduğu anlamına gelmez. Gördüğünüz gibi bunun da bir hilesi hurdası var.. Mamaların içine sindirimi zor gıdalar katılarak dışkının az ve katı olması sağlanıyor. 

13. GDO'lu mamalara dikkat edin. Forumda defalarca yazıldı çizildi buradan marka vermek istemiyorum ama bu mamalardan kesinlikle uzak durun. İnternette araştırma yaparsanız zaten hangi mamaların GDO'lu olduğunu anlarsınız. 

14. Kaliteli bir mama almak istiyorsanız karbonhidrat değerinin dengelenmiş olması ve glisemik oranı yüksek mısır, pirinç gibi hammaddelerin olmaması gerekiyor.
Benim önerim tahılsız mamalar.. Tahılsız mamalar bu özelliklerin tümüne uyuyor. 

15. İçeriğinde şeker, şeker pancarı küspesi, soya, gluten, posa, digest, hayvan türevleri, hayvan yan ürünleri bulunan mamalardan uzak durunuz. Pancar küspesi genelde otobur çiftlik hayvanlarına verilen yararı olmayan aksine zararı olan bir üründür. Neredeyse bildiğimiz msrkaların çoğunda kullanılmaktadır. 

16. Köpeklerin genel olarak glutene karşı laktoz gibi intoleransı vardır. Gluten, bazı tahıllardan sağlanan bir çeşit protein grubudur. Mamalarda genellikle .. gluten unu diye belirtir bu mamalara dikkat etmelisiniz. Hipoalerjik mamalarda gluten içeren ürünler bulunmamaktadır.

17. Mamalarda soya olmamasına çok dikkat edin. Mamalarda soyanın fermente edilip edilmediği bile yazılmaktadır ve günümüzde çoğu soyalı gıda ürünlerinde soya fermente edilmemektedir. Soya protein sindirimini sağlayan tripsin enziminin etkisini bozuyor. Ayrıca içerdiği fitatlar kalsiyum, demir ve çinko gibi hayati minerallerin bağırsaktan kana geçmesini azaltıyor. Soyanın diğer zararları arasında D vitamini eksikliği, osteoporoz, hazımsızlık, alerji, bağışıklık yetersizliği, tiroit hastalıkları, bunama, kısırlık, kanser ve kalp kası hastalığı da var. Soya proteini izolatı üretimi yapılırken eklenen ya da yapımı sırasında oluşan nitritler, lizinoalanin, alüminyum, mono-sodyum-glutamat (MSG) ve flor bileşikleri gibi çeşitli toksinler var. Bunlardan nitritler ve flor kanserojendir. 

12 Mayıs 2013 Pazar

Pahalı mama daha mı kalitelidir?

  Köpeklerimiz için hepimiz en iyisini isteriz ve onları en kaliteli kuru mamalarla beslemek isteriz. Ancak burada çok yapılan bir hataya malesef ki çoğumuz düşmekteyiz. En pahalı kuru mamayı en kalitelisi zannederiz.

  Köpekler tekdüze beslenmediklerinden dolayı onlarca çeşit kuru mama bulunmaktadır. Kuru mamaların ise belirli bir fiyatı olmaması, her firmanın farklı satış stratejisi uygulaması, mamalara konan ek 3. şahıs kişilerin fazladan kârı, mamaların vergilendirmesi gibi şeyler pek çok kişinin kafasını karıştırmaktadır.

  Yaptığımız en büyük yanlış ise mamaları fiyatlarına göre konumlandırmak. Unutmamamız gereken nokta mamanın kalitesini fiyatı değil içeriği belirlemektedir. Piyasada fiyatı pahalı olup da zararlı ve gereksiz içeriklerle dolu pek çok mama bulunmaktadır.

  Türkiye'de en çok satan mamalar yabancı ülkelerde yetersiz mamalar olarak görülmekte ve yurtdışında %70 et içeriğine sahip olan tahılsız kuru mamalar daha çok tüketilmektedir. Eğer dogfoodanaysis ve dogfoodadvisor gibi yabancı kaynaklara bakarsanız ülkemizde çok pahalı fiyatlara satılan mamaların en düşük ve kalitesiz kuru mamalar olarak adlandırıldığını görürsünüz. 

  Peki bu kalitesiz kuru mamaların ülkemizde bu kadar pahalıya satılmasının sebebi nedir? Yurtdışından gelen kuru mamaların ülkemizde çok pahalıya satılmasının sebebi mamanın üretiminden sizin satın alacağınız kısma gelene kadar pek çok el değiştirmesidir. Üreticisi, ihraç eden dağıtıcısı, gümrük, ülkemizdeki dağıtıcısı, vergiler ve mamanın satıcısına kadar pek çok elden geçtiği için hepsi mamanın fiyatına kâr koymaktadır. Bu yüzden maliyeti 10 lira olan bir mama bize 70 lira gibi bir fiyata sunulmaktadır. 

  Ayrıca bazı mamaların pazar alanı ve reklam stratejisi sayesinde kalite oranı düşük bir mama ülkemizde ve mama piyasasında bu kadar revaçta olabiliyor. Ayrıca daha önceki yazımızda paylaştığımız gibi veterinerlerin, Hill's ve Proplan mamalarını sürekli önermelerinin sebebi mama üreten şirketlerden gelen finansal kaynaklar sayesinde yaşamını sürdüren meslek birlikleri ve üniversite fakülteleri tarafından etki altında bırakıldığına işarettir. Örneğin, Science Diet markasının yaratıcısı ve reçeteyle dağıtılan diğer pek çok yiyeceğin baş üreticisi Hill's Pet Nutrition, Amerikan Veterinerler Birliği'nin en büyük sponsorudur. Başka bir kanıt ise veterinerlerin genel olarak beslenme ve özellikle de çiğ et diyeti konusunda yeterince bilgiye sahip olmadığıdır. Veterinerlik eğitimi alan öğrenciler sık sık, sponsorluğu ticari mama üreticileri tarafından yapılan besin eğitimlerine tabi tutulurlar. The Wall Street Journal, Hill's şirketinin Amerika Birleşik Devletleri'nde eğitim veren 27 Veterinerlik Bölümünün her birinde besin konusunda yapılan araştırmalara ve özel eğitimlere yüz binlerce dolar harcadığını ve veterinerlerin Science Diet ve muayenehanelerinden satılan diğer ticari mamalardan %40'a varan oranda komisyon aldıklarını yazmıştır. Sözü geçen çıkar çatışmasından ötürü veterinerlerin sattıkları mamaları diğer mamalarda üstün tutmasına kulak asmamak gerekiyor.

[değiştir]

11 Mayıs 2013 Cumartesi

Soya nedir, neden zararlıdır?

  Proplan, Hills, Royal Canin gibi çok tanınan mama markalarının her ürününde vardır. Soya, çoğunlukla Çin ve Japonya'da yetişen bir bitkidir.  

  Günümüzde soya sütten, çikolataya kadar pek çok üründe kullanılmaktadır. Kullanılmasının ilk sebebi ise ucuz bir ürün olmasıdır. Dikkat ederseniz çoğu etli ürünlerde et yerine soya kullanılmaktadır. Hazır aldığımız mantılardan, kullanılan protein tozlarına kadar pek çok ürünün içinde soya bulunabilir.

  Soya yüksek protein değeri içermesine karşın kaliteli bir protein sunamamaktadır ve sindirilebilir protein oranı düşük bir üründür. Ayrıca köpek kuru mamalarında bulunan soya ürünlerinin ise alerjiye yol açtığı bilinmektedir.

  Küçük paketleri  ülkemizde 60 - 70 liraya satılan Proplan, Hills, Royal Canin gibi markaların hepsinde soya kullanılmaktadır. Proteinin büyük kısmını tahıllardan ve soyadan alan bu mamalar fiyatına karşın kaliteli bir besin sunamamaktadırlar. Soya genellikle fiyatı düşük kuru mamalarda kullanılmaktadır.

  Bir diğer önemli nokta ise soyanın fermente edilip edilmediğidir. Fermente edilmeyen soya ürünlerinin tüketiminde protein sindirimini sağlayan tripsin enziminin etkisi bozulmaktadır. Bu da besinlerin içerdiği fitatlar kalsiyum, demir ve çinko gibi hayati minerallerin bağırsaktan kana geçmesini azaltıyor. Soyanın diğer zararları arasında; D vitamini eksikliği, osteoporoz, hazımsızlık, alerji, bağışıklık yetersizliği, tiroit hastalıkları, bunama, kısırlık, kanser ve kalp kası hastalığı da var. 

9 Mayıs 2013 Perşembe

Besin Öğeleri - 3 (Mineraller)

  Minerallar vücut için önemli ek takviyelerdir. Kuru mamaların genellikle %5 ila %8'ini oluşturmaktadır. Kuru mamalarda etiketlerde yazan kül oranı toplam mineral yüzdesini göstermektedir. Yüksek miktarda ve düşük miktarda bulunması gereken minerallar vardır. Bunlar vücudun işlevini sorunsuz tamamlayabilmesi için gereklidir.

  Kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum ve potasyum gibi minerallar yüksek miktarda bulunan minerallerdir. Demir, çinko, bakır, iyot, selenyum, manganez gibi minerallar ise düşük miktarda bulunan minerallerdir. Her birinin işlevi ve görevi farklıdır.

  Kalsiyum

  Vücut yüksek miktarda kalsiyuma ihtiyaç duyar. Vücuttaki kalsiyumun %99'u kemiklerde bulunmaktadır ve fosforla birlikte iskeleti sağlam tutan yapıyı oluşturmaktadır. Kemiğin sağlamlığını oluşturan minerallerdendir. Fazlalığında ya da eksikliğinde farklı durumlar ortaya çıkar. Fazla kalsiyum alan bir yavru köpek ihtiyacı olmayan çoğu kısmını absorbe etmeye çalışacağından anormal iskelet oluşumu gözlemlenir. Eksikliğinde ise kemik eğriliği olarak da nitelendirebileceğimiz raşitizm hastalığı ortaya çıkar.

Fosfor

  Kalsiyumla birlikte düzgün büyümeyi sağlar ve vücut fonksiyonlarını geliştirir. Ancak fazla miktarı kronik böbrek yetmezliğine neden olabilmektedir. Vücuttaki fosforun %86'sı kemiklerde bulunmaktadır.

Potasyum

  Sodyumla birlikte hücrenin iç ve dış basınç dengesini sağlar. Kalp fonksiyonlarında önemli rolü vardır. Vücut, bu minerale fazla miktarda ihtiyaç duyar. Bazı kalp ve böbrek hastalıklarında arttırılması gerekilebilir.

Sodyum 

  İnsanların aksine köpeklerde terleme olmadığından köpeklerde sodyum alınımı herhangi bir sorun teşkil etmez ancak bazı kalp hastalıklarında azaltılması gerekilebilir. İshal olan köpeklerin ihtiyacı olduğu bir mineral çeşididir. Hücrenin iç ve dış basınç dengesini korur.

Magnezyum

  Vücudun fazla miktarda ihtiyaç duyduğu bir başka mineral çeşididir. Kasların kasılmasını ve sinir iletiminin daha iyi çalışmasını sağlar. İskeleti oluşturan ve iskelete sertlik kazandıran minerallerden biridir.

Çinko

  Pek çok metabolik sistemde koenzim görevi gören bir mineral çeşididir. A vitamininin taşınmasına yardımcı olur. Cilt bütünlüğü ve tüy kalitesi açısından önemli bir mineraldir.

Demir

  Aneminin önlenmesini sağlayan bir mineral çeşididir. Vücut için önemli bir rol oynar.

Manganez

  Kemik ve kıkırdak kalitesine katkıda bulunur. Vücut için önemli bir rol oynar. Kemik ve eklem kıkırdağı gelişimine yardımcı olur.

Bakır

  Tüy pigmenti olan melaninin sentezinde yardımcı rol oynar. Demirin bağırsaktaki emilimini ve hemoglobine katılmasına yardım eder.

İyot

  Eksikliğinde troid bezi işlevini yitirir ve guatr hastalığına neden olur. 

Selenyum

  İnflamatuvar, yaşlanma, kanser, fazla efor sarf edilmesi gibi durumlara karşı mücadelede rol oynayan bir mineral çeşididir. Vücutta düşük miktarda gereklidir ancak vücut için önemli bir mineral çeşididir. 

6 Mayıs 2013 Pazartesi

Beslenmeye Giriş

 Pek çok hayvan sever köpekleri için her konuda en iyisini seçmeye özenle gayret eder. Eğitim, sağlık, disiplin, psikoloji derken beslenme de en az bu kavramlar kadar önemli bir konuma sahip olmaktadır. Pek çok beslenme şekli ve pek çok farklı mama olduğundan bunlar kafalarda bazı soru işaretlerine neden olmaktadır. Bu blogta beslenme hakkında bilgiler, makaleler, yanlış bilinen gerçekler, besinlerin önemi gibi pek çok önemli konuyu ele almayı planlıyorum.

 Yabancı kaynaklarda köpeklerin beslenmesi hakkında sayısız kaynak, makale ve araştırma yer alırken malesef ki ülkemizde ve ulaşabileceğimiz yerli kaynaklarda bu kadar detay ve ilgi görmek mümkün değil. Ben de bu sorundan yola çıkarak yabancı kaynaklara çeviri yapmayı, makaleleri ve bilimsel araştırmaları bu blogda yayınlamayı düşünüyorum. Artık beslenme hakkında hangi mamayı alsam, hangi diyete uysam, ne şekilde beslesem gibi sık sorulan soruların en kapsamlı cevaplarını bu blogda sizler için cevaplamaya ve sizleri bilgilendirmeye çalışacağım.

 Beslenmeye genel olarak baktığımızda köpeklerin temel ihtiyaçlarını karşılayacağı; kas, eklem ve kemik gelişimine katkıda bulunması gereken temel besinlerin alınması ve sağlıklı bir dosta sahip olabilmek için gerekli olan temel besinlerinin en iyi şekilde alınması olarak nitelendirebiliriz. Ne bir eksik, ne bir fazla..

 Malesef ki mama sektöründe köpek beslenmesinin yeri çoğunlukla maddi olarak ölçülmektedir. 20-30 yıl öncesine kadar fazla alternatifi olmayan beslenmenin günümüzde pek çok seçeneği ve türü mevcuttur. Köpek beslenmesinde en çok tercih edilen bu 2 beslenme şekli olan Barf ve Kuru Mamayı en ince ayrıntısına kadar anlatmaya çalışacağım.

 Köpeklerde beslenmeyi tıpkı insanlardaki beslenmeye benzetebiliriz. Çünkü benzer ürünler tüketilmekte ve damak tadlarımız da onlarınkine çok benzemekte... Nasıl ki bir insanın sağlıklı beslenmesi için gerekli vitamin, mineral, protein, karbonhidrat ve yağ gibi temel besin değerlerinin yeterli derecede alınması gerekiyorsa; bir köpek için de aynı şartlar geçerlidir. Bir insanın sağlıklı ve dengeli beslenmesi, düzenli spor yapması, stressiz bir yaşantısı olması o insanı son derece sağlıklı ve güçlü bir birey olarak kılmakta ve aynı şey köpekler için de geçerli olmaktadır.

 Günümüzde köpek beslenmesi için sunulan hazır gıdalara baktığımızda yaş ve kuru mama olarak 2 alt kategoride ilerlediğini görebiliriz. Ancak bu hazır gıdaların koruyucu maddesi, katkı maddesi ve yapay kaynaklardan sağladığı besin değerleri yüzünden köpeğimizin beslenmesi tehlike altına aldığını da unutmamamız gerekir. Bu yüzden hazır gıdaları tercih ederken dostlarımız için en uygun olanını araştırmalı ve bulmalıyız. Nasıl ki bir ürün alırken içindekiler kısmına bakıp, analiz değerlerine kadar en ufak ayrıntısına göz gezdirip, ince eleyip sık dokuyorsak; aynısını dört ayaklı dostlarımız için de yapmalıyız.

 Köpek beslenmesinde hazır gıdaların iyi olup olmadığını içeriğine ve analiz değerlerine, besin kaynaklarının doğal olup olmadığına, katkı ya da koruyucu maddelerin olup olmadığına bakarak karar verebiliriz. Köpek beslenmesinde pek çok kavram hala muallak olup bu konuda hala pek çok bilimsel araştırma ve deneyler yürütülmektedir. Özellikle üniversiteler bu konuda çok fazla araştırma yapmaktadırlar.

 Bu yazımda daha fazla ayrıntıya girmemeyi düşünüyorum. Bir sonraki yazımda kuru mamanın içinde bulunan ürünleri inceleyeceğiz ve kuru mamalar hakkında çeşitli bilgilere ulaşacağız.

Köpeklerde Beslenme Nasıl Olmalıdır?

      Köpeklerde beslenme de insanlarda olduğu gibi yaşam kalitesini ve süresini artıracak önemli bir ektendir. Köpeklerde beslenmede olmazs...