beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mayıs 2013 Pazartesi

BARF (Bones and Raw Food) Diyeti Nedir?


  BARF, kedi ve köpeklerde en uygun beslenme şeklidir. Kediler ve köpekler vahşi doğada çiğ et ve kemikle beslenen etobur hayvanlardır. Köpekler tüm ihtiyaçlarını büyük miktarda et ve kemikle karşılar. Diğer karşılayamadığı vitamin, mineral v.b gibi besin değerleriniyse beslenmesinde az yer kaplayan meyve ve sebzeyle tamamlarlar.

  Köpekler sebzeden aldığı ihtiyacı olan besin değerlerini avladığı otobur hayvanların midesini yiyerek tamamlarlar. Köpeklerde tahıl v.b gibi bitkisel besinleri sindirebilecek sindirim enzimi olmadığından bunları çiğ olarak yiyemezler ancak otobur canlıların midesindeki besinlerin sindirimi için gerekli enzimler salgılandığından  bitkisel besinlerdeki besin değerlerini kolayca monomerlerine ayrıştırabilmektedirler.

  Tüm köpek türleri gri kurtlarla aynı DNA'yı taşımaktadırlar. Köpekler, ataları olan kurtlarla aynı beslenme şekline sahiptirler. Tüm bilimsel standartlar nedeniyle köpekler, evcilleştirilmiş birer kurt olarak da tanımlanabilir.

  Köpekler, protein ve yağ gibi temel besin ihtiyaçlarını et ve kemiklerden sağlamaktadırlar. Karbonhidrat ise köpekler için önemli bir rol oynamaz. Çünkü "Karbonhidratlar" yazısında da bahsettiğimiz gibi köpekler beslenmelerinde karbonhidrat olmadan da yaşayabilmektedir. Hücreler için ihtiyaç duyulan karbonhidratı aminoasitlerden sentezleyebilirler. 

  Barf diyetinin dostlarımıza saymakla bitmeyecek pek çok yararı vardır. Ancak yararları olduğu gibi zararları da olabilir. Barf diyetinde et çiğ olarak verildiği için saklama koşullarına ve alınan yerlere çok dikkat edilmelidir. Barf diyetinde çiğ etten geçebilecek virüsler ve bakteriler olduğu öngörülmekte; veterinerler gibi bazı kesimler tarafından önerilmemektedir. 

  E-coli, salmonella gibi mikroplar çiğ ette görülebilecek risklerdendir ancak bu mikroplar kuru mamalarda da ortaya çıkabilmektedir. Dolayısıyla titiz ve dikkat edilen bir barf diyetinde bu zararlar en aza indirgenmektedir. Barf diyetinde olduğu gibi kuru mamalarda da bu risk bulunmaktadır.

  Barf diyetinde tahıl olmadığı için köpeklerde meydana gelen alerjik reaksiyonlar da en aza indirgenmektedir. İçeriğinde tahıl bulunan mamalara bakacak olursanız %20 - %30 gibi et oranları bulunmaktadır. Etten çok soya, tahıl gibi gereksiz ve köpekler için zararlı ürünler bulunmaktadır. Ayrıca yiyecekler piştiğinde besin değerlerinin de düştüğü bilinmektedir. 

  Barf diyeti, kuru mamaya göre pahalı olabilir ancak küçük dostunuz için hem lezzet olarak hem de zengin besin değerleri olarak köpeğinize maksimum düzeyde yarar sağlayacak bir beslenme şeklidir. Barf diyetinin kuru mamalardan dolayı oluşan tartar, ağız kokusu gibi problemleri de yok ettiği bilinir. 

  Barf diyeti; sakatat, löp et, meyve, sebze, yumurta, karkas ve iç organlar gibi besinlerden oluşmaktadır. Miktarı ise köpeğinizin enerjisine göre değişkenlik göstermektedir ancak ortalama olarak köpeklerinizin ağırlığının %2'si olacak şekilde bu oranı öğünlere bölebilirsiniz. 

  Barf diyetinin nasıl hazırlandığını ise daha sonraki yazılarımda detaylı bir şekilde açıklayacağım. Barf diyetine uygun olarak kuru mama firmaları tahılsız kuru mamaları çıkartmışlardır. Eğer barf ile beslemek hem maddi hem de zaman açısından sıkıntı yaratıyorsa tahılsız kuru mamalar da tavsiye edilebilir. 

12 Mayıs 2013 Pazar

Pahalı mama daha mı kalitelidir?

  Köpeklerimiz için hepimiz en iyisini isteriz ve onları en kaliteli kuru mamalarla beslemek isteriz. Ancak burada çok yapılan bir hataya malesef ki çoğumuz düşmekteyiz. En pahalı kuru mamayı en kalitelisi zannederiz.

  Köpekler tekdüze beslenmediklerinden dolayı onlarca çeşit kuru mama bulunmaktadır. Kuru mamaların ise belirli bir fiyatı olmaması, her firmanın farklı satış stratejisi uygulaması, mamalara konan ek 3. şahıs kişilerin fazladan kârı, mamaların vergilendirmesi gibi şeyler pek çok kişinin kafasını karıştırmaktadır.

  Yaptığımız en büyük yanlış ise mamaları fiyatlarına göre konumlandırmak. Unutmamamız gereken nokta mamanın kalitesini fiyatı değil içeriği belirlemektedir. Piyasada fiyatı pahalı olup da zararlı ve gereksiz içeriklerle dolu pek çok mama bulunmaktadır.

  Türkiye'de en çok satan mamalar yabancı ülkelerde yetersiz mamalar olarak görülmekte ve yurtdışında %70 et içeriğine sahip olan tahılsız kuru mamalar daha çok tüketilmektedir. Eğer dogfoodanaysis ve dogfoodadvisor gibi yabancı kaynaklara bakarsanız ülkemizde çok pahalı fiyatlara satılan mamaların en düşük ve kalitesiz kuru mamalar olarak adlandırıldığını görürsünüz. 

  Peki bu kalitesiz kuru mamaların ülkemizde bu kadar pahalıya satılmasının sebebi nedir? Yurtdışından gelen kuru mamaların ülkemizde çok pahalıya satılmasının sebebi mamanın üretiminden sizin satın alacağınız kısma gelene kadar pek çok el değiştirmesidir. Üreticisi, ihraç eden dağıtıcısı, gümrük, ülkemizdeki dağıtıcısı, vergiler ve mamanın satıcısına kadar pek çok elden geçtiği için hepsi mamanın fiyatına kâr koymaktadır. Bu yüzden maliyeti 10 lira olan bir mama bize 70 lira gibi bir fiyata sunulmaktadır. 

  Ayrıca bazı mamaların pazar alanı ve reklam stratejisi sayesinde kalite oranı düşük bir mama ülkemizde ve mama piyasasında bu kadar revaçta olabiliyor. Ayrıca daha önceki yazımızda paylaştığımız gibi veterinerlerin, Hill's ve Proplan mamalarını sürekli önermelerinin sebebi mama üreten şirketlerden gelen finansal kaynaklar sayesinde yaşamını sürdüren meslek birlikleri ve üniversite fakülteleri tarafından etki altında bırakıldığına işarettir. Örneğin, Science Diet markasının yaratıcısı ve reçeteyle dağıtılan diğer pek çok yiyeceğin baş üreticisi Hill's Pet Nutrition, Amerikan Veterinerler Birliği'nin en büyük sponsorudur. Başka bir kanıt ise veterinerlerin genel olarak beslenme ve özellikle de çiğ et diyeti konusunda yeterince bilgiye sahip olmadığıdır. Veterinerlik eğitimi alan öğrenciler sık sık, sponsorluğu ticari mama üreticileri tarafından yapılan besin eğitimlerine tabi tutulurlar. The Wall Street Journal, Hill's şirketinin Amerika Birleşik Devletleri'nde eğitim veren 27 Veterinerlik Bölümünün her birinde besin konusunda yapılan araştırmalara ve özel eğitimlere yüz binlerce dolar harcadığını ve veterinerlerin Science Diet ve muayenehanelerinden satılan diğer ticari mamalardan %40'a varan oranda komisyon aldıklarını yazmıştır. Sözü geçen çıkar çatışmasından ötürü veterinerlerin sattıkları mamaları diğer mamalarda üstün tutmasına kulak asmamak gerekiyor.

[değiştir]

Köpeklerde Beslenme Nasıl Olmalıdır?

      Köpeklerde beslenme de insanlarda olduğu gibi yaşam kalitesini ve süresini artıracak önemli bir ektendir. Köpeklerde beslenmede olmazs...