Tahıllı mama mı, tahılsız mama mı?

  Eğer kuru mama tarihine bakacak olursanız köpekler için ilk olarak kuru mama 1860'ların başında James Spratt tarafından üretilmiştir. "dog cake" olarak adlandırılan bu ürün tahıl, sebze ve sığır kanından elde edilerek hazırlanmıştır. Dostlarımızın ataları o yıllarda köpek beslenmesine fazla önem verilmediği için neredeyse hiç et bile bulunmayan tahıl ağırlıklı yemler ile beslenmek zorunda kalmışlardır.

  Günümüzde ise köpeklere verilen önemin değeri artmış bulunduğundan sayamayacağımız kadar fazla pet ürünü üretilmektedir. Bu yüzden kuru mamaya verilen önem de artmış ve köpeklerin biyolojik beslenmesine en uygun olan tahılsız mamalar üretime girmiştir. Tahılsız mamaların önemini saymakla bitiremeyiz. Ancak tahıllı mama ile tahılsız mama arasındaki belirgin farkları rahatlıkla dile getirebiliriz. Tahılsız mamalar ve düşük tahıllı (%20 yulaf içeren) mamalar günümüzde köpek beslenmesine en uygun diyet şeklini geliştirmiştir.

  Tahıllı mamaların en belirgin özelliğine gelecek olursak eğer mısır, pirinç, buğday gibi glisemik indeksi yüksek tahıllar içermesidir. Bu glisemik indeksi yüksek tahıllar köpeklerde diş hastalıklarına, diyabet ve obeziteye neden olmaktadır. Ayrıca kan şekeri düşmesi olarak adlandırılan hipoglisemiye neden olmaktadır. Neredeyse köpekler için şeker kadar zararlı olan bu tahıllar, tahıllı köpek mamalarında mamanın %70'ini oluşturabilmektedir.

  Tahıllı mamaların bir diğer olumsuz özelliği ise düşük et oranına sahip olmalarıdır. %5 - %30 gibi çok düşük et oranına sahiplerdir. Bu mamalarda tahıl oranı ise en az %30, en fazla %70 arasındadır ki bunlar çok ciddi rakamlardır. Köpeklerin beslenmesinde tahılın yeri olmamasına rağmen bu kadar fazla tahıl içeren kuru mamalar hala piyasanın büyük bir bölümünü kaplamaktadır.

  Tahıllı mamalar köpeklerin idrarını alkali hale getirerek böbrekte taş ve kum oluşumuna ayrıca mikrop üremesine neden olmaktadır. Köpeklerin idrarının asidik bir halde olması gerekir ve bu da böbrekte oluşacak olan taş ya da çakılları eriterek bu sorunu ortadan kaldırır ve mikropların üremesine engel olur. İdrarın asidik bir halde olması için gereken şey hayvansal kaynaklı protein ağırlıklı beslenmesidir. Ancak tahıllı mamalarda et oranı çok az olduğu için genellikle bitkisel kaynaklı protein ağırlıklı beslenme durumunda olurlar.

  Etçil olan köpekler, yüzlerce yıldır insanlar tarafından değer verilmedikleri için et olmayan, tahıl dolu yemlerle beslenmek ve bu şekilde evrilmek zorunda kalmışlardır. Bu köpeklerin anatomisini oldukça olumsuz etkilediği gibi onların gelişimini ve sağlığını da etkilemiştir.

  Yapılan araştırmalar sonucunda köpekler için zararsız, kolay sindirilebilen ve kana kolay karışabilen, glisemik indeksi düşük en yararlı tahılın yulaf olduğu tespit edilmiştir. Yulaf kanda %90 oranında çözünebilirliğe sahiptir ve besin değerlerinden köpeklerin verim alabildiği en kaliteli tahıldır.

  Mısır, buğday, arpa, mısır gluten unu, sorgum gibi tahıllar ise köpekler için en kalitesiz tahıl olarak ve alerjik reaksiyonlara sebebiyet verebilecek en zararlı tahıllar olarak tespit edilmiştir. Ayrıca bu tahılların glisemik indeksi de yüksektir. Pirinç de yulaf gibi çözünülebilirliği yüksek bir tahıl ancak glisemik indeksi yüksek ve içeriğinde doğal olarak arsenik denilen kanserojen madde bulunduğundan dolayı tavsiye edilmemektedir.

  Tahıllı mamalarda karbonhidrat oranı yüksek, tahılsız ve düşük tahıllı mamalarda karbonhidrat oranı düşüktür. Karbonhidrat, köpekler tarafından aminoasitlerden sentezlenerek üretilebildiğinden köpeklerin dışarıdan yani beslenmeden alacağı karbonhidrat oranı düşüktür. Yüksek miktarda aldığı karbonhidratı ise yağ olarak depo eder ve bu da kilo almasına neden olur.

  Tahıllı mamalarda bulunan protein kalitesi ve sindirilebilir protein oranı çok düşüktür. Çünkü ayak, kan, tüy gibi kalitesiz yan ürünler ve bitkisel kaynaklı protein ağırlıklı mamalardır. Tahılsız ve düşük tahıllı mamalarda ise et ağırlıklı protein bulunduğundan böyle bir durum bulunmamaktadır.

  Tahıllı mamalar ile tahılsız ve düşük tahıllı (yulaf içeren) mamaları karşılaştıracak olursak eğer maddeler halinde şu şekilde sıralandırabilirz.

Tahıllı Mamalarda

  • Et oranı düşüktür.
  • Karbonhidrat oranı yüksektir.
  • Tahıl oranı ve tahıl çeşidi yüksektir.
  • Alerji yapma ihtimali yüksektir.
  • Kimyasal, katkı ve koruyucu maddeleri bulunmaktadır.
  • Glisemik indeksi yüksek ürünler içermektedir.
  • Köpeklerin biyolojik beslenmesine uygun değildir
  • Et yan ürünleri kullanılmaktadır.
  • Bitkisel yan ürünler kullanılmaktadır.
  • Protein elde etmek için kalitesiz ürünler kullanılmaktadır.
  • Protein kalitesi ve sindirilebilir protein oranı düşüktür.

Tahılsız ve Düşük Tahıllı Mamalarda

  • Et oranı yüksektir.
  • Karbonhidrat oranı düşüktür.
  • Tahıl yoktur veya çok düşüktür.
  • Düşük tahıllı mamalar tek çeşit tahıl içermektedir.
  • Alerji yapma ihtimali düşüktür.
  • Kimyasal, katkı ve koruyucu maddeleri bulunmamaktadır.
  • Glisemik indeksi düşük ürünler içermektedir.
  • Köpeklerin biyolojik beslenmesine uygundur.
  • Gerçek, ana et ürünleri kullanılmaktadır.
  • Herhangi bir yan ürün kullanılmamaktadır.
  • Protein, çoğunlukla doğal ve hayvansal kaynaklardan elde edilmektedir.
  • Protein kalitesi ve sindirilebilir protei oranı yüksektir.

2 yorum:

  1. Tahılsız mamalar meyveli oluyor fakat meyvelerdeki şekerin köpeklerin diş ve göz sağlığı için zararlı olduğu da ortada. Hem tahılsız hem de meyvesiz bir mama yok mudur

    YanıtlaSil
  2. var britt marka somonlu patatesli tahılsız var.

    YanıtlaSil